<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kalp krizi &#187; hastalıklar</title>
	<atom:link href="http://www.kalpkrizi.gen.tr/category/hastaliklar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kalpkrizi.gen.tr</link>
	<description>kalp krizi, kalp hastalıkları</description>
	<lastBuildDate>Tue, 09 Feb 2010 13:19:50 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kök hücre</title>
		<link>http://www.kalpkrizi.gen.tr/kok-hucre.html</link>
		<comments>http://www.kalpkrizi.gen.tr/kok-hucre.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 May 2009 00:18:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yns</dc:creator>
				<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpkrizi.gen.tr/?p=22</guid>
		<description><![CDATA[Kök hücreler, birçok dokuda bulunan ve değişerek vücudun diğer dokularını oluşturma yeteneğine sahip bir grup hücredir. Kök hücrelerin vücuttaki diğer tip hücrelere farklılaşma özelliğinin keşfedilmesi ile birlikte bu hücrelerin kanser, felç, Parkinson, Alzheimer, omurilik zedelenmeleri, kalp ve birçok genetik kaynaklı hastalıkların tedavisinde kullanılabileceği fikri ortaya çıkmıştır. Günümüzde kök hücreler özellikle kemoterapi ve/veya radyoterapi gören kanser [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img align="left" style="border: 0pt none; margin: 5px;" title="diyabet-kok-hucre-tedavisi" src="http://www.kalpkrizi.gen.tr/wp-content/uploads/2009/05/diyabet-kok-hucre-tedavisi.jpg" alt="" width="235" height="235" />Kök hücreler, birçok dokuda bulunan ve değişerek vücudun diğer dokularını oluşturma yeteneğine sahip bir grup hücredir. Kök hücrelerin vücuttaki diğer tip hücrelere farklılaşma özelliğinin keşfedilmesi ile birlikte bu hücrelerin kanser, felç, Parkinson, Alzheimer, omurilik zedelenmeleri, kalp ve birçok genetik kaynaklı hastalıkların tedavisinde kullanılabileceği fikri ortaya çıkmıştır. Günümüzde kök hücreler özellikle kemoterapi ve/veya radyoterapi gören kanser hastalarının kan ve bağışıklık</p>
<p>Kök hücreler vücudumuzda bütün dokuları ve organları oluşturan ana hücrelerdir. Henüz farklılaşmamış olan bu hücreler sınırsız bölünebilme ve kendini yenileme, organ ve dokulara dönüşebilme yeteneğine sahiptir. Bu özellikleri bakımından kök hücreler kanser, sinir sistemi hastalıkları (Alzheimer) ve hasarları, metabolik hastalıklar (diabet), organ yetmezlikleri, romatizmal hastalıklar, kalp hastalıkları, kemik hastalıkları ve daha birçok alanda kullanıma sahiptirler.</p>
<p>Günümüzde bu hastalıkların bazılarının tedavisinde organ veya doku nakilleri yapılmaktadır. Ancak, organ veya doku nakli gerektiren hastaların çokluğu, uygun organ ve dokunun her zaman bulunamaması gibi sorunlarla sürekli karşılaşılmaktadır. Bilim ve teknolojideki son gelişmeler doğrultusunda kök hücrelerin bu alanda kullanılması gündeme gelmiştir.</p>
<p><strong>Kök Hücre Tedavisi</strong><br />
Vücudumuzun önemli bir bölümünde beyin, kalp, karaciğer gibi organlara farklılaşmış hücreler ciddi hasarlar gördüklerinde doğal biçimde yenilenemez. Kök hücreler bölünebilme ve farklılaşma yetenekleri sayesinde sağlıklı ve işlev gören hücrelere farklılaşabilirler. Bu nedenle hastalık veya yaralanma nedeniyle hasar göre organ ve dokuların yenilenmesinde kullanılabilirler.</p>
<p>Hastalanmış hücrelerin sağlıklı hücrelerle değiştirtmesine yönelik bu tedavi biçimi &#8221; hücre tedavisi&#8221; olarak adlandırılmaktadır. Bu tedavi organ nakline benzerlik göstermektedir, ancak organ yerine hücreler kullanılmaktadır. Organ nakline göre bir diğer farkı sağlıklı hücreler kişinin kendisinde alınabilir ve bu nedenle de doku uygunluğu gibi sorunlarla karşılaşılmaz. Diğer taraftan, kordon kanı hücreleri de aynı amaçlarla kullanılabilmektedir. Ancak kordon kanı hücreleri de sanıldığının aksine kısıtlı bir kullanıma sahiptirler.</p>
<p>Uygun vericinin sağlanmasıyla yapılan kök hücre tedavileri kan kanseri ve diğer bazı kanser türlerinde yaygın kullanılan ve bilinen tedavi yöntemleridir. Ancak, belirgin yan etkiler ve verici bulunmasındaki zorluklar kullanımı sınırlandırmaktadır. Gelecekte kişinin kendi kök hücrelerinde yapılabilecek genetik değişimlerle birlikte yapılabilecek tedaviler daha yaygın ve etkili bir kullanım sağlayabilir.</p>
<p>Günümüzde araştırmacılar organ naklinin yerini alabilecek ve organ nakli olanağı olmayan hastalar için kullanılabilecek kök hücre tedavisi ile ilgili çalışmalar yapmaktadırlar. Dolayısıyla, kök hücre tedavileri henüz araştırma bazındadır. Ancak, kalp kasının yenilenmesi, diyabet, romatizma grubundaki hastalıklar, sinir sistemi hastalıları ( Parkinson, Alzheimer) sinir sitemi ve omurilik yaralanmaları, karaciğer hasarları gibi birçok konuda umut vaat eden çalışmalar hızla devam etmektedir. Klinik olarak, ortopedik kusurlar, impotans gibi bazı ürolojik rahatsızlıklar ve deri hastalıklarında hücre tedavisi diğer durumlara göre daha fazla yol almıştır. Ancak, kök hücre tedavisi omurilik yaralanmalarını da içermek üzere henüz kuramsal temellidir ve pratiğe yansıyan çok az bilgi ve gelişme vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpkrizi.gen.tr/kok-hucre.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Damar sertliği</title>
		<link>http://www.kalpkrizi.gen.tr/damar-sertligi.html</link>
		<comments>http://www.kalpkrizi.gen.tr/damar-sertligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 May 2009 23:55:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yns</dc:creator>
				<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpkrizi.gen.tr/?p=19</guid>
		<description><![CDATA[Damar sertliği diye bilinen artericskleroz bir damar bozukluğu hastalığıdır. Büyük veya orta kalınlıktaki atardamarların bu bozukluk sonucu tıkanmasından dolayı hastalığa arteriyosklerosis obliterans adı da verilir. Sağlıklı bir kan damarı elastik dokudan ve adaleden yapılmış bir boruya benzer. Kan hacminde artma olduğu zaman genişler ve uzar, azalma olduğunda ise daralır. Böylece kendini duruma göre ayarlar. Damar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img align="left" style="border: 0pt none; margin: 5px;" title="resim1" src="http://www.kalpkrizi.gen.tr/wp-content/uploads/2009/05/resim1.png" alt="" width="200" height="271" />Damar sertliği diye bilinen artericskleroz bir damar bozukluğu hastalığıdır. Büyük veya orta kalınlıktaki atardamarların bu bozukluk sonucu tıkanmasından dolayı hastalığa arteriyosklerosis obliterans adı da verilir. Sağlıklı bir kan damarı elastik dokudan ve adaleden yapılmış bir boruya benzer. Kan hacminde artma olduğu zaman genişler ve uzar, azalma olduğunda ise daralır. Böylece kendini duruma göre ayarlar. Damar sertliğinde bu özellik bozulur. Basınca göre uyum yapamayan damar vücudun o bölgesinde bazı belirtilerin ortaya çıkmasına neden olur.<br />
Daha çok 50 yaşını geçmiş olan erkeklerde ve şeker hastalarında görülür. Damar sertliğinin esas belirtileri uyku düzensizlikleri, baş dönmesi ve baş ağrısıdır. Dolaşımın engellenmesi nedeniyle bacaklarda kramplar ve mavimsi lekeler oluşur. Tıkanan damar, yan dalların yani kollaterallerin oluşması nedeni ile önceleri pek belirti vermez. Ancak daha sonraları ayaklarda solukluk, soğukluk, karıncalanma ve dokunma hissinin azalması gibi belirtiler görülür. Kalın çoraba rağmen hasta ayağının ısınamadığından, buz gibi olduğundan şikâyet eder. Tıkanma ileri dereceye varınca yürürken kesik topallama (claudicatio intermittens) denen ağrılı kramplar başlar. Gece gelen yanmalardan sonra istirahat halinde iken bile ayakta ağrılar duyulmaya başlar. Zamanla doku baslenemezse ölür yani o bölgede kangren oluşur.Teşhiste arteriografiden yani atardamarları resim gibi gösteren bir röntgen filminden yararlanılır. Cerrahi girişimlerden önce arteriografi mutlaka yapılmalıdır. Hastalığın asıl nedeni henüz bilinmemekte, damar civarında başta kolesterol olmak üzere lipid dediğimiz yağlı maddeler birikmekte, atherom plakları meydana getirmektedir. Şeker hastalığı, kanda kolesterin ve lipidlerin artması, hipertansiyon, şişmanlık, stresler, fazla sigara içmek gibi faktörler organizmada su azaldığı zaman beyinde hipotalamus denen bir merkez uyarılır ve hemen bir susuzluk duygusu başlar. Su ve sulu gıdalar olmak suretiyle bu eksiklik tamamlanmaya çalışılır.<br />
Vücudumuzda hücre içinde ve dışında bulunan toplam su miktarı ağırlığın % 6O’ı yani 42 kile kadardır. Kusma ve ishal meydana getiren hastalıklarda, sindirim sistemi yoluyla, ateşli hastalıklarda veya güneşte fazla kalma sebebiyle aşırı terleme yüzünden deri yoluyla su kaybı önemli derecede artar. Su kaybı özellikle süt çocuklarında hemen tedavi edilmesi gereken bir durumdur.<br />
Çeşitli sebeplerle gerektiği kadar su içemeyenlerde (bunaklar, ufak çocuklar, komadaki hastalar ve yutma güçlüğü olan kimseler) veya şekersiz diyabet hastalığında olduğu gibi hormonal bozukluk sonucu fazla idrar çıkaran kimselerde de su kaybı meydana gelir. Ayrıca geniş yanıklarda da dehidratasyon meydana gelebilir. Su kaybının yani dehidratasyonun tedavisi sulu gıdalar veya damardan serum fizyolojik vermek suretiyle yapılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpkrizi.gen.tr/damar-sertligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kalp krizi nasıl meydana gelir</title>
		<link>http://www.kalpkrizi.gen.tr/kalp-krizi-nasil-meydana-gelir.html</link>
		<comments>http://www.kalpkrizi.gen.tr/kalp-krizi-nasil-meydana-gelir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Dec 2007 22:51:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[kriz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpkrizi.gen.tr/kalp-krizi-nasil-meydana-gelir</guid>
		<description><![CDATA[Kalp, istirahatte dakikada 60-80 kez tüm vücuda kan pompalayan güçlü bir pompadır. Tüm vücudun kan ihtiyacını karşılarken kendisinin de beslenmesi ve kan alması gerekir. Kalbin kendini besleyen bu damarlara koroner arterler adı verilir. Koroner arterlerin dolaşımında bir bozulma olduğunda koroner yetersizlik meydana gelir. Koroner yetersizlik tabloları koroner damarlardaki darlıkların tipine derecesine ve yerine göre değişir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kalp</strong>, istirahatte dakikada 60-80 kez tüm vücuda kan pompalayan güçlü bir pompadır. Tüm vücudun kan ihtiyacını karşılarken kendisinin de beslenmesi ve kan alması gerekir. Kalbin kendini besleyen bu damarlara koroner arterler adı verilir. Koroner arterlerin dolaşımında bir bozulma olduğunda koroner yetersizlik meydana gelir. Koroner yetersizlik tabloları koroner damarlardaki darlıkların tipine derecesine ve yerine göre değişir. Bazı hastalarda sadece fiziksel aktivite sırasında ortaya çıkan ve dinlenmekle geçen göğüs ağrıları olabileceği gibi, bazen damarların ani olarak tıkanması sonucu gelişen, şiddetli göğüs ağrısıyla başlayan ani ölüme yol açabilen kalp krizi (enfarktüs) de ortaya çıkabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpkrizi.gen.tr/kalp-krizi-nasil-meydana-gelir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
