<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kalp krizi &#187; hastalıklar</title>
	<atom:link href="http://www.kalpkrizi.gen.tr/category/hastaliklar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kalpkrizi.gen.tr</link>
	<description>kalp krizi, kalp hastalıkları</description>
	<lastBuildDate>Wed, 12 Jan 2011 21:57:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	
		<item>
		<title>Stent</title>
		<link>http://www.kalpkrizi.gen.tr/stent.html</link>
		<comments>http://www.kalpkrizi.gen.tr/stent.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Jan 2011 21:57:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[stent nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpkrizi.gen.tr/?p=61</guid>
		<description><![CDATA[Kalp ve Damar hastalıklarında, sıkça adı geçen STENT hakkında size açıklayıcı ve net bilgiler vermeye çalışacağız. Kısaca stent nedir, kalp damarlarına uygulanan STENT ne işe yarar.. Tıpta, bir hastalığa bağlı lokalize akış daralmasını önlemek için ya da cerrahi operasyonlara yardımcı &#8230; <a href="http://www.kalpkrizi.gen.tr/stent.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp ve Damar hastalıklarında, sıkça adı geçen <strong>STENT</strong> hakkında size açıklayıcı ve net bilgiler vermeye çalışacağız. Kısaca stent nedir, kalp damarlarına uygulanan STENT ne işe yarar..</p>
<p>Tıpta, bir hastalığa bağlı lokalize akış daralmasını önlemek için ya da cerrahi operasyonlara yardımcı olması için takılan yapay bir &#8220;tüp&#8221;dür.</p>
<p>Stent çeşitleri çok fazladır, Koroner Arterler ve Üriner Sistem için kullanılan stentler en çok bilinen stent tipleridir.</p>
<p>Sitemizin konusu sebebiyle bizi ?uan için ilgilendiren, koroner arterlerdir.<br />
<strong>Koroner stentler</strong> da anjiyoplasti olarak bilinen bir perkütan koroner prosedürü esnasında yerle?tirilir.</p>
<p>Stentin damarları açarkenki fonksiyonu ?udur; kalp damarlarındaki daralmayı tesipt edebilmek için kalp damarı içerisine yerle?tirilen balon (<strong>balon anjiografi</strong>) adı verilen uygulamanın içerisine RÖNTGEN ???nlarını geçirmeyen bir sıvı doldurulmaktadır. Bu sıvı sayesinde  kalp damarındaki tıkanmanın nerede olduğu ile tıkanmanın çap? tespit edilmektedir. Balon uygulaması esnasında kalp damarı içerisinde olu?abilen y?rtık sebebiyle kalp damarında daha fazla bir daralma veya tıkanma gerçekle?ebilmektedir.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-62" title="stent" src="http://www.kalpkrizi.gen.tr/wp-content/uploads/2011/01/stent.jpg" alt="" width="199" height="150" />Balon ile yapılan şişme i?lemini kontrol altında tutabilmek amac?yla stent kullanılır, kalp damarı duvarına yerle?tirilen destek amaçlı a? ?eklinde kafese stent denir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpkrizi.gen.tr/stent.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gizli Kalp Hastalığı</title>
		<link>http://www.kalpkrizi.gen.tr/gizli-kalp-hastaligi.html</link>
		<comments>http://www.kalpkrizi.gen.tr/gizli-kalp-hastaligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Nov 2010 16:20:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[gizli kalp]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz iskemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpkrizi.gen.tr/?p=56</guid>
		<description><![CDATA[Gizli Kalp hastasımısınızı Gizli kalp hastalığı nedir ve nasıl anlaşılır: Gizli kalp hastalığı, tıp dilinde sessiz iskemi olarak ifade ediliyor. Kalp kasını besleyen koroner damarlar-dan, kan akımının farkedilir derecede azalmasına neden olacak şekilde darlık olduğun-da, kişide çoğunlukla efor esnasında göğüste &#8230; <a href="http://www.kalpkrizi.gen.tr/gizli-kalp-hastaligi.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gizli Kalp hastasımısınızı Gizli kalp hastalığı nedir ve nasıl anlaşılır:</p>
<p>Gizli kalp hastalığı, tıp dilinde <strong>sessiz iskemi</strong> olarak ifade ediliyor. Kalp kasını besleyen koroner damarlar-dan, kan akımının farkedilir derecede azalmasına neden olacak şekilde darlık olduğun-da, kişide çoğunlukla efor esnasında göğüste ağrı, sıkışma, yanma, nefes darlığı gibi şikayetler oluyor.</p>
<p>Sessiz iskemide ise koroner damarlarda önemli derecede darlık olmasına rağmen kişi efor veya istirahatte herhangi bir rahatsızlık hissetmiyor.</p>
<p>Kardiyolog Dr. Hamit Kadri Aşkın <strong>gizli kalp hastalığı</strong> ile iligli verdiği bilgilere göre Bu hastalığa &#8216;gizli kalp hastalığı&#8217; veya &#8216;sessiz iskemi&#8217; denilmesinin nedeni ise hiçbir şikayete neden olmaması, hastayı doktora yönlendirecek bir belirti vermemesi. Sessiz iskemi, şeker hastalığı olanlar-da, kadınlarda ve 65 ya? üzerindeki her iki cinste daha sık görülme eğilimindedir. <strong>Koroner yetmezliği</strong> adı verilen damar sertliğine ba?lı, kalp kasını besleyen damarlarda daralmayla seyreden hastalığın özel bir formu olduğundan bu hastalığa ait risk faktörleri sessiz iskemi için de geçerlidir. Ailede birinci derecede erkek yakınlarda (baba, erkek karde?) 55 yaşından önce, kadın yakınlarda (anne, kız karde?) 65 yaşından önce koroner kalp hastalığı ortaya çıkmış ise o kişide bu hastalığın olu?ma riski artar.</p>
<p>Sessizce ilerleyen &#8216;gizli kalp hastalığı&#8217; şeker hastalarında ve ailesinde kalp rahatsızlığı olanlarda daha sık görülüyor.</p>
<p><strong>Gizli Kalp hastalığı nasıl tespit edilir?</strong><br />
Efor testi ile gizli kalp hastalığı tespit edilebilir, ritm holteri (yirmidört saat-lik EKG kaydı), stres ekokardiyografi ve çok kesitli bilgisayar-lı tomografi gibi riski az olan tetkikler-den yararlanılır.</p>
<p>Bu tetkikler hastalık varl??? şüphesi doğurursa koroner anjiyografi gibi ileri tetkiklerle tanı kesinle?tirilir. Yapılan tetkikler sonucu -sessiz iskemi- tanısı konan hastalarda <strong>şeker hastalığı</strong> varsa kan şekerinin kontrol edilmesi, tansiyon ve kolesterol yüksekliğinin etkin tedavisi, fazla kilo varsa azaltmaya yönelik tedbirler alınması ve önerilen ilaçların düzenli kullanılması önemlidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpkrizi.gen.tr/gizli-kalp-hastaligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aort Yetmezliği</title>
		<link>http://www.kalpkrizi.gen.tr/aort-yetmezligi.html</link>
		<comments>http://www.kalpkrizi.gen.tr/aort-yetmezligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Nov 2010 20:51:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[aort]]></category>
		<category><![CDATA[aort nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpkrizi.gen.tr/?p=54</guid>
		<description><![CDATA[Aort Yetmezliği: Aorta yetmezliği olarakda bilinir, aorta kapaklarının yeterince kapanamamasıdır. Bu durumlarda sol ventrikülün kasılarak aorta damarına pompaladığı kanın bir bölümü, kalbin gevşeme döneminde, geriye yeniden sol ventrikü-le döner. Böylece sol ventrikül, geri sızmış olan bir miktar kanı sürekli olarak &#8230; <a href="http://www.kalpkrizi.gen.tr/aort-yetmezligi.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aort Yetmezliği</strong>: Aorta yetmezliği olarakda bilinir, aorta kapaklarının yeterince kapanamamasıdır. Bu durumlarda sol ventrikülün kasılarak aorta damarına pompaladığı kanın bir bölümü, kalbin gevşeme döneminde, geriye yeniden sol ventrikü-le döner. Böylece sol ventrikül, geri sızmış olan bir miktar kanı sürekli olarak yeniden ileri pompalamak zorunda kalır.</p>
<p>Bu ise sol ventrikülün iş yükünü artırır. ?? yükünün art???na paralel olarak da sol ventrikül büyü-mek zorunda kalır. Bu ise zamanla sol ventrikül kasının yetmezli?e dü?mesine neden olur. Sol ventrikülün aortaya pompaladığı kanın bir bölümü geri sızd???ndan, kalbin kasılmasıyla yükselen tansiyon, kalbin gevşeme dönem-minde hızla dü?er.</p>
<p>Bu durum, sistolik tansiyon ile diastolik tansiyon arasındaki basınç farkını tanımlamakta olan nabız  basıncının normalin üstünde olmasına yol açar. Anım-sanaca?? gibi nabız basınc?, yani sistolik tansiyon ile diastolik tansiyon arasındaki fark, 40-50 mm/cıva kadardır. Nabız basıncının yüksek olu?u, yani bir miktar kanın sol ventriküle geri kaçması, hastanın ba??nın ileri geri sallanmasına neden olur. Aort, kanın?n bir bölümünün kalbin dinlenme döneminde sol ventriküle geri kaçmasıyla dü?en diastolik tansiyon, koroner damarlardaki kan  dolaşımını da olumsuz yönde etküeyerek, kalbin kanla beslenmesini ve özellikle oksij enlenme sini bozar.</p>
<p>Bu ise angına pektoris denilen kalp  a?rüarına ve hatta miyokard infarktüsüne neden olur. Hastalarda gelişen ilk belirti, yorgunlukla gelen nefes darlığıdır. îlk dönemlerin ilk yakınmaları arasında hastaların kalp at??larını özellikle yattıklarında rahatsız edici bir biçimde hissettikleri de bulunur. Çarpınt?, ortopne, gece dispnesi, kafanın kalp at??larına uyarak sallanması ve kalp ağrıları diğer belirtilerdir.</p>
<p>Hastanın ve hastalığın özelliklerine göre kalp yetmezliğinin tedavi ilkeleri ya da yapay kapak takmak için cerrahi giri?im uygulanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpkrizi.gen.tr/aort-yetmezligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anjina Pektoris</title>
		<link>http://www.kalpkrizi.gen.tr/anjio-pektoris.html</link>
		<comments>http://www.kalpkrizi.gen.tr/anjio-pektoris.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Nov 2010 17:41:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[anjina]]></category>
		<category><![CDATA[anjio]]></category>
		<category><![CDATA[anjiyo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpkrizi.gen.tr/?p=47</guid>
		<description><![CDATA[Anjina pektoris göğsünüzde özellikle kalp bölge­sinde şiddetli ağrılarla ba?lar. Ağrı za­man zaman sol kola da yayılır. Hasta ölüm  korkusuyla kar??an a??r bir iç s?­kıntısı duyar; terli ve solgundur. Elini göğsüne götürerek bir an konuşamadan durur. Bu durum kalbin normal işlevine &#8230; <a href="http://www.kalpkrizi.gen.tr/anjio-pektoris.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anjina pektoris göğsünüzde özellikle kalp bölge­sinde şiddetli ağrılarla ba?lar. Ağrı za­man zaman sol kola da yayılır. Hasta ölüm  korkusuyla kar??an a??r bir iç s?­kıntısı duyar; terli ve solgundur. Elini göğsüne götürerek bir an konuşamadan durur. Bu durum kalbin normal işlevine dönmesiyle birkaç dakika içinde orta­dan kalkar.</p>
<p><strong>ANJİO PEKTOR?S NEDENLER?</strong><br />
Anjina pektoris nöbeti birçok etkenin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Er­keklerde kadınlardan dört kat fazla görülürken menopoz sonrasında bu oranın eşitlenmesi hormonal etkenlerin önemi­ni gösterir. Hastalık en çok 40-50 ya? grubunda ortaya çıkar; 30 yaşından gençlerde çok az görülür. ?statistiklere göre iş de bir etkendir; serbest meslek sahipleri ve i?adamları arasında hastalık daha yaygındır. A??n sigara tüketimi, zorlu bedensel çalışma, soğuk hava, güçlü duygu ve heyecanlar da bu etken­ler arasında sayılabilir. Bütün bu etkenleri harekete geçiren olay ise kalp kasma oksijen taşıyan ko-roner atardamarlardaki işlev bozukluğu­dur. Kalp dokusuna yeterli miktarda kan ve oksijen  gitmemesi, yukarıda söz edilen etkenlerin de eklenmesiyle ?id­detli göğüs ağrılarına yol açar.</p>
<p>Kalbi besleyen koroner atardamarla­rın dokulara yeterli kan ve oksijeni taşıyamaması 3 biçimde açıklanır:</p>
<ol>
<li>Koroner atardamar du­varlarında yağ moleküllerinin birikerek darl??a yol açmasıdır. Koroner atardamarlarda daralma ve sertle?me (aterosk-leroz) varsa kalbin kan gereksiniminin önemli ölçüde arttığ? a??r i?, soğuk hava, a??n güç harcama ve duygulanma gibi durumlarda daralan damarlar gerekli kanı kalbe ulaştıramaz. Böylece anjina pekîoris ortaya çıkar.</li>
<li>Daha önce sırala­nan etkenlerin koroner atardamarlarda kasılmalara (spazm) yol açmasıdır.</li>
<li>Kalp dokusunun a??rı oksijen tüketmesine yol açan adre­nalin ve noradrenalin gibi bazı hormon­ların üretiminin artmasıdır. Aşırı fizik­sel etkinlik, duygulanma ve gerginlik durumlarında dolaşıma bol miktarda adrenalin ve noradrenalin salgılanır. Bu durumlarda ortaya çıkan anjina pekto­ris, kalbe yetersiz oksijen gelmesinden değil, kalp gereksiniminin aşırı artmasından kaynaklanır; koroner atardamar­larda işlev bozukluğu yoktur.</li>
</ol>
<p><strong>Anjio Pektoris Belirtileri</strong><br />
lk nöbet genellikle hastanın son derece sağlıklı göründü?ü bir sırada gelir, yü­rüyü? sırasında, spor yaparken, i?yerin­de ya da bir film seyrederken ani göğüs ağrısı ortaya çıkar. Ağrı göğüs kemi?i­nin arkasında yo?unla?mıştır.</p>
<p>Omza ve sol kola yayılabilir. Aynı anda derin bir iç sıkıntısıyla soğuk terleme belirir ve hasta yaptığı i?i bırakır. Ağrı kısa bir süre sonra yok olur. Bu ilk nöbet birkaç ay yinelenmeyebilir. Ama ağrıyı getiren koşulların bir kez daha var olması durumunda yeniden ortaya çıkabilir. Be? tür anjina pektoris tanımlanmıştır:</p>
<p><strong>Efor anjinası</strong>: Hastalığın sık rastla­nan tipidir. Nöbet fiziksel etkinlik sıra­sında gelir. Yürüyü? sırasında ortaya çıkması ve hastayı sık sık durmaya zor­laması nedeniyle ABD’de “<strong>vitrin hasta­l???</strong>” adıyla da anılır.</p>
<p><strong>Soğuk anjinası</strong>: Soğuk hava damar­larda büzülmeye yol açar. Bu daralma­nın koroner atardamarlan da etkilemesi sonucunda anjina pektoris ortaya çıkar.</p>
<p><strong>Heyecan anjinası</strong>: Aşırı duygulan­malar kalbin oksijen gereksinimini art?­rır. Koroner atar damarların artan ge­reksinime uyum sağlayamaması anjina pektorise yol açar.</p>
<p><strong>Dinlenme anjinası</strong>: Görünürde an-jinaya yol açacak herhangi bir neden yokken ortaya çıkar. Nöbetler yineleyicidir ve nedereyse aralıksız sürer.</p>
<p><strong>Yatma anjinası</strong>: Nöbetler geceleri ve öğleden sonraları gelir. Efor anjina-sından daha hafiftir, ama daha uzun sü­rer. Kan basıncının ani yükselmesi so­nucunda koroner atardamarların kasıl­ması nedeniyle ortaya çıkar.</p>
<p><strong>Yalancı anjina pektoris</strong>: Bunlara ek olarak anjina nöbetine benzeyen gö­?üs ağrıları da vardır. Kalp d??? organ­lardan kaynaklanan ağrıların gö?se yansıması da anjina nöbeti gibi algıla­nabilir. Kalpten kaynaklanmayan bu ağrılara “yalancı anjina pektoris” adı verilir.<br />
<strong>Anjio Pektoris Tedavisi</strong><br />
Anjina pektoris nöbetleri uzun süredir ba?arıyla tedavi edilmektedir. Anjina tedavisinde mucize yaratan trinitrin ad­lı ilaç koroner atardamarları geni?lete rek kalbe daha fazla kan ve oksijen ta­??nmasını sa?lar. A??zda eritilerek alı­nan bir trinitrin tableti, anjina nöbetini birkaç saniye içinde ortadan kaldırabi­lir. Anjina pektoris hastalarının trinitrini yanlarından ayumamalan gerekir.<br />
Anjina pektoris tedavisinde kullan?­lan ba?ka ilaçlar da vardır. Bunların hepsi koroner atardamarları geni?lete­rek kan ak???nı kolayla?tırmaya yönelik­tir. Ayrıca nöbetlerin tipine, sıkl???na ve şiddetine göre çalışma yaşamı yavaşla­tılmalı, soğuk iklimlerde yaşamaktan kaçınılmalıdır.</p>
<p><strong>CERRAHÎ GİRİŞİM</strong><br />
Son yıllarda ilaç araştırmalarında sağla­nan önemli ilerlemelere karşın, bazı an­jina pektoris olgularında ilaç tedavisi sonuçsuz kalmaktadır. Bazen de ba?lan­g?çta etkili olan trinitrin bir süre sonra etkisini yitirmeye ba?lar. ?laç tedavisi­nin etkisiz kaldığı bu durumlarda genel­likle cerrahi giri?ime başvurulur. Amaç, görevini yapamayan koroner atardamar­ların beslediği kalp kası ile aort arasında bir kan köprüsü kurmaktır. Bu cerra­hi giri?im iki yöntemle gerçekle?tirile­bilir. Vineberg yöntemi adı verilen do­laylı yöntemde meme iç atardamarı kalp kasma (miyokart) ba?lanır. Koro­ner baypas (by-pass) denen dolaysız yöntemde ise bacaktan alman bacak toplardamarının bir bölümü kullanıla­rak aort ile kalp kası arasında ba?lantı kurulur.</p>
<p><strong>VİNEBERG YÖNTEMİ</strong><br />
Kanadalı kalp cerrahı Arthur M. Vineberg’in 1950?lerde geliştirdiği ve daha sonra yetkinle?tirdi?i ameliyat yöntemi­dir. Bu yöntemde köprücükaîtı atarda­marının bir kolu olan meme iç atarda­marı belli bir düzeyde kesilerek ucu kalp kasınm Ön yüzünün içine bir tünel gibi birle?tirilir. Paha sonra yan atarda­mar kollarının da geli?mesiyle kalp kası yeterli ölçüde kanlanabilir ve böylece anjina belirtileri ortadan kalkar.<br />
Vineberg cerrahi giri?imi ku?kusuz etkili bir tedavi yöntemidir. Ama so­nuçlarının hastada yavaş ortaya çıkma­sı ve yöntemin teknik aç?dan zor olma­sı nedeniyle çok yaygınlaşmamıştır. Gene de doğrudan koroner baypasın uygulanamadı?? sol koroner atardamar bozukluklarında Vineberg yöntemine başvurulur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpkrizi.gen.tr/anjio-pektoris.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kök hücre</title>
		<link>http://www.kalpkrizi.gen.tr/kok-hucre.html</link>
		<comments>http://www.kalpkrizi.gen.tr/kok-hucre.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 May 2009 00:18:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpkrizi.gen.tr/?p=22</guid>
		<description><![CDATA[Kök hücreler, birçok dokuda bulunan ve de?i?erek vücudun diğer dokularını oluşturma yetene?ine sahip bir grup hücredir. Kök hücrelerin vücuttaki diğer tip hücrelere farklıla?ma özelli?inin ke?fedilmesi ile birlikte bu hücrelerin kanser, felç, Parkinson, Alzheimer, omurilik zedelenmeleri, kalp ve birçok genetik kaynaklı &#8230; <a href="http://www.kalpkrizi.gen.tr/kok-hucre.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img align="left" style="border: 0pt none; margin: 5px;" title="diyabet-kok-hucre-tedavisi" src="http://www.kalpkrizi.gen.tr/wp-content/uploads/2009/05/diyabet-kok-hucre-tedavisi.jpg" alt="" width="235" height="235" />Kök hücreler, birçok dokuda bulunan ve de?i?erek vücudun diğer dokularını oluşturma yetene?ine sahip bir grup hücredir. Kök hücrelerin vücuttaki diğer tip hücrelere farklıla?ma özelli?inin ke?fedilmesi ile birlikte bu hücrelerin kanser, felç, Parkinson, Alzheimer, omurilik zedelenmeleri, kalp ve birçok genetik kaynaklı hastalıkların tedavisinde kullanılabilece?i fikri ortaya çıkmıştır. Günümüzde kök hücreler özellikle kemoterapi ve/veya radyoterapi gören kanser hastalarının kan ve ba????klık</p>
<p>Kök hücreler vücudumuzda bütün dokuları ve organları oluşturan ana hücrelerdir. Henüz farklıla?mamış olan bu hücreler sınırsız bölünebilme ve kendini yenileme, organ ve dokulara dönüşebilme yetene?ine sahiptir. Bu özellikleri bakımından kök hücreler kanser, sinir sistemi hastalıkları (Alzheimer) ve hasarları, metabolik hastalıklar (diabet), organ yetmezlikleri, romatizmal hastalıklar, kalp hastalıkları, kemik hastalıkları ve daha birçok alanda kullanıma sahiptirler.</p>
<p>Günümüzde bu hastalıkların bazılarının tedavisinde organ veya doku nakilleri yapılmaktadır. Ancak, organ veya doku nakli gerektiren hastaların çoklu?u, uygun organ ve dokunun her zaman bulunamaması gibi sorunlarla sürekli kar??la??lmaktadır. Bilim ve teknolojideki son geli?meler doğrultusunda kök hücrelerin bu alanda kullanılması gündeme gelmi?tir.</p>
<p><strong>Kök Hücre Tedavisi</strong><br />
Vücudumuzun önemli bir bölümünde beyin, kalp, karaci?er gibi organlara farklıla?mış hücreler ciddi hasarlar gördüklerinde do?al biçimde yenilenemez. Kök hücreler bölünebilme ve farklıla?ma yetenekleri sayesinde sağlıklı ve işlev gören hücrelere farklıla?abilirler. Bu nedenle hastalık veya yaralanma nedeniyle hasar göre organ ve dokuların yenilenmesinde kullanılabilirler.</p>
<p>Hastalanmış hücrelerin sağlıklı hücrelerle de?i?tirtmesine yönelik bu tedavi biçimi &#8221; hücre tedavisi&#8221; olarak adlandırılmaktadır. Bu tedavi organ nakline benzerlik göstermektedir, ancak organ yerine hücreler kullanılmaktadır. Organ nakline göre bir diğer farkı sağlıklı hücreler kişinin kendisinde alınabilir ve bu nedenle de doku uygunlu?u gibi sorunlarla kar??la??lmaz. Di?er taraftan, kordon kanı hücreleri de aynı amaçlarla kullanılabilmektedir. Ancak kordon kanı hücreleri de sanıld???nın aksine kıs?tlı bir kullanıma sahiptirler.</p>
<p>Uygun vericinin sağlanmasıyla yapılan kök hücre tedavileri kan kanseri ve diğer bazı kanser türlerinde yaygın kullanılan ve bilinen tedavi yöntemleridir. Ancak, belirgin yan etkiler ve verici bulunmasındaki zorluklar kullanımı sınırlandırmaktadır. Gelecekte kişinin kendi kök hücrelerinde yapılabilecek genetik de?i?imlerle birlikte yapılabilecek tedaviler daha yaygın ve etkili bir kullanım sağlayabilir.</p>
<p>Günümüzde araştırmacılar organ naklinin yerini alabilecek ve organ nakli olana?? olmayan hastalar için kullanılabilecek kök hücre tedavisi ile ilgili çalışmalar yapmaktadırlar. Dolayısıyla, kök hücre tedavileri henüz araştırma bazındadır. Ancak, kalp kasının yenilenmesi, diyabet, romatizma grubundaki hastalıklar, sinir sistemi hastalıları ( Parkinson, Alzheimer) sinir sitemi ve omurilik yaralanmaları, karaci?er hasarları gibi birçok konuda umut vaat eden çalışmalar hızla devam etmektedir. Klinik olarak, ortopedik kusurlar, impotans gibi bazı ürolojik rahatsızlıklar ve deri hastalıklarında hücre tedavisi diğer durumlara göre daha fazla yol almıştır. Ancak, kök hücre tedavisi omurilik yaralanmalarını da içermek üzere henüz kuramsal temellidir ve prati?e yansıyan çok az bilgi ve geli?me vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpkrizi.gen.tr/kok-hucre.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Damar sertliği</title>
		<link>http://www.kalpkrizi.gen.tr/damar-sertligi.html</link>
		<comments>http://www.kalpkrizi.gen.tr/damar-sertligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 May 2009 23:55:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[damar sertle?mesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpkrizi.gen.tr/?p=19</guid>
		<description><![CDATA[Damar sertliği diye bilinen artericskleroz bir damar bozukluğu hastalığıdır. Büyük veya orta kalınlıktaki atardamarların bu bozukluk sonucu tıkanmasından dolayı hastalığa arteriyosklerosis obliterans adı da verilir. Sa?lıklı bir kan damarı elastik dokudan ve adaleden yapılmış bir boruya benzer. Kan hacminde artma &#8230; <a href="http://www.kalpkrizi.gen.tr/damar-sertligi.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img align="left" style="border: 0pt none; margin: 5px;" title="resim1" src="http://www.kalpkrizi.gen.tr/wp-content/uploads/2009/05/resim1.png" alt="" width="200" height="271" />Damar sertliği diye bilinen artericskleroz bir damar bozukluğu hastalığıdır. Büyük veya orta kalınlıktaki atardamarların bu bozukluk sonucu tıkanmasından dolayı hastalığa arteriyosklerosis obliterans adı da verilir. Sa?lıklı bir kan damarı elastik dokudan ve adaleden yapılmış bir boruya benzer. Kan hacminde artma olduğu zaman geni?ler ve uzar, azalma olduğunda ise daralır. Böylece kendini duruma göre ayarlar. Damar sertliğinde bu özellik bozulur. Basınca göre uyum yapamayan damar vücudun o bölgesinde bazı belirtilerin ortaya çıkmasına neden olur.<br />
Daha çok 50 ya??nı geçmiş olan erkeklerde ve şeker hastalarında görülür. Damar sertliğinin esas belirtileri uyku düzensizlikleri, baş dönmesi ve ba? ağrısıdır. Dola??mın engellenmesi nedeniyle bacaklarda kramplar ve mavimsi lekeler oluşur. T?kanan damar, yan dalların yani kollaterallerin olu?ması nedeni ile önceleri pek belirti vermez. Ancak daha sonraları ayaklarda solukluk, soğukluk, karıncalanma ve dokunma hissinin azalması gibi belirtiler görülür. Kalın çoraba rağmen hasta aya??nın ?sınamadı??ndan, buz gibi olduğundan şikâyet eder. T?kanma ileri dereceye varınca yürürken kesik topallama (claudicatio intermittens) denen ağrılı kramplar ba?lar. Gece gelen yanmalardan sonra istirahat halinde iken bile ayakta ağrılar duyulmaya ba?lar. Zamanla doku baslenemezse ölür yani o bölgede kangren oluşur.Te?histe arteriografiden yani atardamarları resim gibi gösteren bir röntgen filminden yararlanılır. Cerrahi giri?imlerden önce arteriografi mutlaka yapılmalıdır. Hastalığın asıl nedeni henüz bilinmemekte, damar civarında başta kolesterol olmak üzere lipid dediğimiz ya?lı maddeler birikmekte, atherom plakları meydana getirmektedir. şeker hastalığı, kanda kolesterin ve lipidlerin artması, hipertansiyon, şişmanlık, stresler, fazla sigara içmek gibi faktörler organizmada su azald??? zaman beyinde hipotalamus denen bir merkez uyarılır ve hemen bir susuzluk duygusu ba?lar. Su ve sulu gıdalar olmak suretiyle bu eksiklik tamamlanmaya çalışılır.<br />
Vücudumuzda hücre içinde ve d???nda bulunan toplam su miktarı a??rl???n % 6O’? yani 42 kile kadardır. Kusma ve ishal meydana getiren hastalıklarda, sindirim sistemi yoluyla, ate?li hastalıklarda veya güne?te fazla kalma sebebiyle a??rı terleme yüzünden deri yoluyla su kayb? önemli derecede artar. Su kayb? özellikle süt çocuklarında hemen tedavi edilmesi gereken bir durumdur.<br />
Çe?itli sebeplerle gerekti?i kadar su içemeyenlerde (bunaklar, ufak çocuklar, komadaki hastalar ve yutma güçlü?ü olan kimseler) veya şekersiz diyabet hastalığında olduğu gibi hormonal bozukluk sonucu fazla idrar çıkaran kimselerde de su kayb? meydana gelir. Ayrıca geni? yanıklarda da dehidratasyon meydana gelebilir. Su kayb?nın yani dehidratasyonun tedavisi sulu gıdalar veya damardan serum fizyolojik vermek suretiyle yapılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpkrizi.gen.tr/damar-sertligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kalp krizi nasıl meydana gelir</title>
		<link>http://www.kalpkrizi.gen.tr/kalp-krizi-nasil-meydana-gelir.html</link>
		<comments>http://www.kalpkrizi.gen.tr/kalp-krizi-nasil-meydana-gelir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Dec 2007 22:51:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[kriz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kalpkrizi.gen.tr/kalp-krizi-nasil-meydana-gelir</guid>
		<description><![CDATA[Kalp, istirahatte dakikada 60-80 kez tüm vücuda kan pompalayan güçlü bir pompadır. Tüm vücudun kan ihtiyacını karşılarken kendisinin de beslenmesi ve kan alması gerekir. Kalbin kendini besleyen bu damarlara koroner arterler adı verilir. Koroner arterlerin dolaşımında bir bozulma olduğunda koroner &#8230; <a href="http://www.kalpkrizi.gen.tr/kalp-krizi-nasil-meydana-gelir.html">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kalp</strong>, istirahatte dakikada 60-80 kez tüm vücuda kan pompalayan güçlü bir pompadır. Tüm vücudun kan ihtiyacını karşılarken kendisinin de beslenmesi ve kan alması gerekir. Kalbin kendini besleyen bu damarlara koroner arterler adı verilir. Koroner arterlerin dolaşımında bir bozulma olduğunda koroner yetersizlik meydana gelir. Koroner yetersizlik tabloları koroner damarlardaki darlıkların tipine derecesine ve yerine göre değişir. Bazı hastalarda sadece fiziksel aktivite sırasında ortaya çıkan ve dinlenmekle geçen göğüs ağrıları olabileceği gibi, bazen damarların ani olarak tıkanması sonucu gelişen, şiddetli göğüs ağrısıyla başlayan ani ölüme yol açabilen kalp krizi (enfarktüs) de ortaya çıkabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kalpkrizi.gen.tr/kalp-krizi-nasil-meydana-gelir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

